FiaGusto


Seville gezi rehberi!

Seville, İspanya’nın özerk bölgelerinden Endülüs’ün en kalabalık ve en gelişmiş şehri olarak biliniyor. Seville şehri Guadalquivir Nehri’nin yanına kuruldu. O zamandan bu yana Seville’nin en belirgin özelliklerinden biri nehirde limanı olan bir şehir olmasıdır. Seville’nin Yunan mitolojisi kahramanı Herkül tarafından Spal adıyla kurulduğu rivayet ediliyor. Roma döneminde şehrin adı Hispalis olarak kayıtlara geçiyor. 5. yüzyılda Hispalis kısa süreliğine germen istilacıların kontrolüne girdi. 712 yılında Kuzey Afrikalı Müslümanlar olan Moroların İber Yarımadası’nı ele geçirmesiyle şehrin adı Ishbiliyya olarak değişiyor. Müslüman hakimiyeti ne kadar Katolikler için olumsuz sonuçlar doğursa da tüm yarımada gibi Seville’nin da kültür hayatına çok şey katıyor. Katoliklerin iyi muamele görmediği yüzyıllar boyunca İspanya ve Portekiz topraklarında Müslümanlar ve Museviler barış içinde yaşadı. Seville günümüzde sahip olduğu egzotik mimariyi ve zengin tarihini Morolara borçludur. Şehirde resmi dil olarak İspanyolca konuşuluyor; para birimi olarak Euro kullanılıyor.

San Pablo Havaalanı’ndan Seville şehir merkezine ulaşım

San Pablo Havaalanı Seville şehirden yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunuyor. San Pablo Havaalanı’ndan EA kodlu otobüslerle şehir merkezine ulaşabiliyorsunuz. Otobüsler yarım saatte bir sefer düzenliyor.

Seville içi ulaşım

Seville’de toplu taşımada çoğunlukla tramvay ve otobüsler kullanılıyor. Otobüsler her gün 06.00-23.30 saatleri arasında otobüsler hizmet veriyor. Otobüsleri ve tramvayları daha uygun fiyatlara kullanabilmek için “Tarjeta Multiviaje” yani birden çok kullanıma uygun kart alabilirsiniz. Adına “metro-centro” denen tramvaylar metro ile karıştırılmamalıdır zira Seville’de metro hizmeti bulunmuyor. Başlangıç ve varış durağı dahil olmak üzere sadece 7 durağı olan tramvay şehir merkezindeki seyahatinizi çok kolaylaştırıyor. Plaza Nueva’dan kalkan tramvay sırayla Avenida de la Constitucion, Katedral, Alcazar Sarayı, San Fernando, Prado de San Sebastian’a uğrar ve San Bernardo’da duruyor. Tramvay 06.00-01.30 saatleri arasında hizmet veriyor. “Tussam” isimli resmi internet sitesinden ve akıllı telefon uygulamasından otobüs ve tramvay saatlerine bakabiliyorsunuz. Seville pratik ve küçük bir şehirde taksiye binmeniz tavsiye edilmiyor. Bunun yerine toplu taşıma araçları ile hatta yürüyerek şehri keşfedebilirsiniz.

Seville’de gezilmesi gereken yerler:

1) Plaza De España

2) Torre Del Oro

3) Seville Katedrali ve Giralda Çan Kulesi

4) Santa Cruz Mahallesi

5) Alcazar Sarayı

6) Macarena Bazilikası

7) Metropol Parasol

8) Triana Mahallesi

9) Flamenco Müzesi

10) Seville Güzel Sanatlar Müzesi

Seville’de nerede kalınır?

Seville’ye daha önce gitmediyseniz ve şehri tanımıyorsanız hangi mahalle veya bölgedeki konaklama tesisinde kalacağınıza karar vermek zor olabilir. El Arenal Seville’nin en gözde mahallesi olarak adlandırılıyor. Çünkü turistik adreslere eşit uzaklıkta ve kısa mesafede yer alıyor. Ayrıca en popüler restoran, bar, kafe ve kulüpler de burada bulunur. Hele ki Seville’ye sadece 1-2 günlüğüne geliyor ve olabildiğince çok turistik ve tarihi yer görmek istiyorsanız burada konaklamak ideal olabilir. Elbette burada konaklamanın avantajları olduğu gibi dezavantajları da var. Örneğin odanıza dışardan yüksek seste müzik ve gürültü gelmesi normaldir çünkü en eğlenceli mekanlar burada bulunuyor. Tarihi şehirde yani şehir merkezinde kalmak isteyebilirsiniz ancak Seville’nin diğer semtlerine nazaran buradaki otellerin gecelik fiyatının erken rezervasyon yapsanız bile çok yüksek olacağını unutmamalısınız.

Seville’nin buram buram tarih kokan bir semtinde kalmak istiyorum derseniz Santa Cruz’u tercih edebilirsiniz. Tipik Endülüs evlerinin çoğu bu mahallede butik otele çevrilmiştir ve hem gürültüsüz hem de güvenlidir. Yani bir zamanlar burada yaşayan Musevilerin evlerinde konaklama fırsatı bulabilirsiniz. La Cartuja ise Guadalquivir Nehri’nin ortasındaki bir adacıktır ve alışılmışın dışında bir yer arayanlar burada konaklayabilir. Adada birçok konser ve piyesin sahnelendiği Endülüs modern sanat merkezi buradadır ve bir gösteri izlemek isterseniz La Corteja’da konaklamak pratik olacaktır. Üstelik yine ada üzerinde Jardin Americano isminde bir orman bulunuyor ve yürüyüş yapmanız mümkün.

Seville’nin biraz dışında kalmayı ve her gün merkeze yürüyüp gece dönmeyi göze alırsanız La Macarena isimli muhteşem bir semtte kalmanızı tavsiye edebiliriz. Üstelik gece eğlencesi için çok hoş mekanlar bulunur ve böylece otelinize güven içinde ve kısa surede dönebilirsiniz. II. Isabel Köprüsü’nü geçince Seville’nin en meşhur semti Triana’ya girersiniz. Aynı Santa Cruz ve La Macarena gibi Triana da şehir merkezinde olmamasına rağmen turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yerdir ve bu yüzden çok hoş konaklama tesislerine ev sahipliği yapar. Otantik pansiyonlarda kalmak isteyenlerin gözde yeri Triana’dır.

Seville’nin bohem-hipster yüzünü görmek isteyen gençler şüphesiz Alameda’da konaklamak isteyecektir. Canlı müzik yapan mekânlar, etnik temalı restoranlar ve oteller burada bulunur. Alameda’nın yayalaştırılmış caddelerinde alışveriş yapmak ve kafelerinde kahve içmek de keyifli olacak. Son olarak Santa Cruz ile şehir merkezi arasında bulunan Alfalfa’dan bahsedeceğiz. Burası Roma döneminde yani Seville’nin adı Hispalis iken şehrin kalbinin attığı yer idi. Şehir buradan yönetildiği gibi sosyal hayat da burada yaşanırdı. Antik Çağ’ın atmosferini yakalamak isteyenler burada bir konaklama tesisi bulabilir. Üstelik Alcazar Sarayı’nın rakibi Casa de Pilatos buradadır ve kolaylıkla ziyaret edebilirsiniz.

Seville’ya ne zaman gidilir?

Seville, bir Akdeniz şehri olduğu için akla ilk olarak yaz mevsiminde gitmek gelebilir ancak sıcaklığın çok düşmemesi sebebiyle şehri yılın her döneminde ziyaret etmek uygundur. Aralık, Ocak ve Şubat ayları elbette Seville’nin en soğuk aylarıdır ancak birçok Avrupa şehrine nazaran kış daha yumuşak geçer. Sıcaklık 7-9 derecelerde seyreder. Soğuk hava sizi zorlamasa da şehrin bol yağış alması seyahatinizi olumsuz etkileyebilir. Mart, Nisan ve Mayıs ayları Seville’nin en tatlı, en hoş aylarıdır. Hava ne soğuk ne sıcaktır. Yazın bunaltıcı sıcağına kalmadan bahar aylarında Seville’ye gitmek çok iyi bir fikir olabilir. Sıcaklık 21-26 derece dolaylarında seyreder. Üstelik Seville’nin en önemli etkinlikleri olan Kutsal Hafta ve Nisan Festivali (nam-ı diğer Seville Karnavalı) bahar mevsiminde gerçekleşir. Bir Akdeniz şehrine şüphesiz herkes yaz mevsiminde gitmek isteyecektir. Ancak Seville’de yaz aylarının dezavantajı turist sayısının orantısız artması ve sıcaklığın 35 dereceyi aşmasıdır. Eylül, Ekim ve Kasım ayları ise Seville için yağmur aylarıdır. Ilık havada yağmur altında gezmeyi seviyorsanız sonbaharda Seville’ye gitmek ideal olabilir.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.